Yazılar

» Haber » Maraş Katliamının 33. Yıldönümünde Maraş için Yola Çıktık

Maraş Katliamının 33. Yıldönümünde Maraş için Yola Çıktık

Her isteyen her istediğine boyun eğdirirse, boyun eğmeyenlerin hali nice olacak? Sanilmasin ki boyun eğmemek bir kibir işidir. Ben de boyun eğerim. Ama bilirim ki Yezidin önünde eğilirsem eğer;  zalimlik azalacağıina çoğalacaktır.” (İmam Hüseyin)

MARAŞ KATLİAMINI UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ!

23 Aralık Cumartesi günü saat 20.00′da İstanbul’un 3 ayrı mahallesinden kaldırdık otobüslerimizi. Okmeydanı’ndan, Gazi’den ve Sultanbeyli’den… Vali günler öncesinden başlamıştı “almayacağız” tehditlerine. “33 yılın yarasını kanatmayın” diyorlardı bize. Kontrgerillaya çalışan işbirlikçi basın da boş durmamış, yalan haberlerle engellemeye çalışmıştı Maraş’a gidişimizi. Tüm bu çabalara rağmen kanı hiç durmamış olan yaramızın hesabını sormak için düştük yola.

Maraş’a gelene kadar iki kere çevrildi araçlarımız. Bu korkunun nedenini iyi biliyorduk. Henüz hesabını vermemişlerdi bu katliamın, korkuyorlardı öfkemizden. Ve Maraş’a girişte durdurulduk. Buradan ileriye gidemeyeceğimiz söylendi. Biz de o zaman yolu açana kadar yolu trafiğe kapatacağımızı ve burada bekleyeceğmizi söyledik.

Bu arada diğer Anadolu illerinden gelen arkadaşlarımızın da Maraş’a gelmelerine izin verilmediğini öğreniyoruz. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pazarcık’a bağlı Narlı Beldesi’ndeki cemevinde yapacaklarını duyuruyor anmalarını . Bizse Devrimci Alevi Komitesi olarak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile beraber Maraş’a gitme kararı alıyoruz ve ayrışıyoruz ABF ile. Adana ve Hatay’dan gelen arkadaşlarımız polis tarafından Narlı’ya yönlendirilmek istenmiş, Maraş’a gitmek isteyip yolu kesince de gözaltına alınmışlar. Elazığ, Dersim, Bursa ve İzmir’den gelen arkadaşlarımız ise Narlı’da durdurulmuşlar. Barikatları zorlayan arkadaşlarımıza jandarma saldırmış ve burada çatışma çıkmış. Jandarma havaya ateş açmış ve gözaltılar olmuş! Bu haberler insanlarımızın öfkesini daha da artırıyor. Daha bir gür atmaya başlıyoruz sloganlarımızı: “KAHROLSUN FAŞİZM, YAŞASIN MÜCADELEMİZ” , “ALEVİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ” , KERBELA’DA HÜSEYİN, DERSİM’DE SEYİT RIZA, SİVAS’TA PİR SULTANIZ”…

Sonra tüm kararlılığımızla bağırıyoruz düşmana:  “Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakacaksınız” diyoruz. Bizimle beraber orada bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Şubeleri uzlaşmacı bir tavır içindeler. Ortalığı yatıştırmaya çalışıyorlar sürekli. Bir türlü anlamak istemiyorlar bunun bir irade savaşı olduğunu. 2 Temmuzları, 1 Mayısları nasıl kazandığımızı anlatıyoruz onlara. Önümüzü kesenlerin Hızır Paşaları, Yezidleri, Maraş katillerini temsil ettiklerini anlatıyoruz sürekli olarak. Günlerdir provokasyon çığırtkanlığı yapan devlet beyinlerde yer etmiş, bu tartışmalarda apaçık gösteriyor kendini.

Arkadaşlarımızın serbest bırakıldığını öğreniyoruz sonra. Yakında bulunan köyde yapmak istediğimizi söylüyoruz açıklamamızı ve jandarmayı geriye doğru çektiriyoruz ancak jandarma hemen dışarıdaki köylüyü evlerine yolluyor. Bu katliamı bu halk yaşadı,  kimden neyi saklamaya çalışıyorlarsa! Beraber yola çıktığımız PSAKD’ı yalnız bırakmak istemiyoruz ancak bizim gözaltındaki arkadaşlarımızın durumuyla ilgilenmemizi fırsat bilen PSAKD başlatıyor basın açıklaması eylemini. Dövizlerimizin varlığını bahane ederek pankartlarımızı açmamızı istemiyorlar. Hemen otobüse koşup getiriyoruz ve açıyoruz 3 pankartımızı da: “19 ARALIK’TAN MARAŞ’A KATLEDEN DEVLETTİR, HESAP SORACAĞIZ!”, “KERBELA HALA SUSUZ, MARAŞ HALA KAN AĞLIYOR, BAYRAMPAŞA’DA HALA TENİMİZ YANIYOR. ADALET İSTİYORUZ!” , “İŞTE BURADAYIZ! ASTINIZ, YAKTINIZ, KURŞUNLADINIZ AMA PİR SULTANLARI BİTİREMEDİNİZ!”

Diğer iki yerde bulunan arkadaşlarımızın da açıklamalarını yapıp illerine doğru yola çıktıklarını öğreniyoruz  ve otobüslerimize biniyoruz, elbette ki seneye tekrar dönmek üzere. İmam Hüseyin’in sözlerini hatırlıyoruz bir kez daha: “Her isteyen her istediğine boyun eğdirirse, boyun eğmeyenlerin hali nice olacak? Sanilmasin ki boyun eğmemek bir kibir işidir. Ben de boyun eğerim. Ama bilirim ki Yezidin önünde eğilirsem eğer;  zalimlik azalacağıina çoğalacaktır.”

Katiller halka hesap verene kadar ellerimizi yakalarından hiç çekmeyeceğiz!

DEVRİMCİ ALEVİ KOMİTESİ

*

MARAŞ’ta  FAŞİZM…

33 yıl oldu Maraş’ta Alevileri katlettiler.  Unutturmak istediler, yıldırmak, sahip çıkmamamızı istiyorlardı. Devletin katliamını örtmek için Valilik açıklama yaptı Maraş’a gidilmeyecek. Gidildi. Öfke ve hıncımızla Maraş’ın yollarına düştük. Türkülerimiz, marşlarımız söylendi. Maraş sapağına geldik Keyfi uygulama başlıyordu, önümüzü kestiler, kimliklerimizi verdik. Şaşkınlıkları yüzlerinde askerlerin en üst kademedeki uşakları bekliyorlardı. Emir almışlar,  Yarbayı, Binbaşı, yüzbaşısı ve onlarca askerler. Kameraya çekmek istediler izin vermedik.  Otobüsümüzün içerisine giremediler.  Yarbay’ın tuhaf bakışları için içini yedi, elinden bir şey gelmedi.  Kimliklerimiz aldık yolumuza devam ettik 10 km sonra yine kontrol ama boş, Maraş’a gideceğiz! Türkoğlu ilçesine vardık 20-25 km sonrası Maraş . Keyfi uygulama burada da devam etti. Bu sefer emniyet genel müdür yardımcısı; “Buradan sonrası size yasak. Narlı yoluna giderseniz izin veririz, yoksa bırakmayacağız” diyor. Kimliklerimizi yine aldırlar yine otobüsün içerisine giremediler. ‘nasıl işe çattık’ sözlerini AKP’nin uşağı söyleniyordu. 30 dakika geçti gerekli kişi ile konuşuldu ‘sistemde yoğunluk var, kontrolümüz uzun sürebilir.’ diyor.

“Keyfiyetten bizi burada tutuyorsunuz, madem yoğunluk var diğer arabalar nasıl geçiyor, yaptığınız keyfi uygulamadır ne kadar engellemek isteseniz de Maraş’a gideceğiz.” diyoruz.

45 dakika oldu emniyet genel müdür yardımcısıyla görüşüldü. Kimliklerimiz almak ve Maraş’a gitmek istiyoruz, “veremeyiz geri dönecekseniz  verebiliriz” diyorlar. Biz de “kimliklerimizi geri vermeniz için size 10 dakika süre tanıyoruz, yoksa otobanı trafiğe kapatacağız” dedik ve ayrıldık. Hareketlenmeler başladı. 30 kişiyiz yüzlerce polis bu kadar aciz ve korkaktılar Adıyaman’dan özel harekatçılar getirdiler.

Yaklaşık 10 kişi kadar yine umduklarını bulamadılar halaylar çekerek türkülerimizle, sloganlarımızla kapattık otobanı …

‘Alıyoruz’ diye emir verdi faşizmin uşağı. Direnme başladı, kolkola girdik. 25 dakika sürdü bizi kaldırmaları işkence ile göz altına almaya başladılar. “Seç turizm”den kiraladıkları otobüsün içine götürmeye başladır. Yerde sürüklenerek, biber gazı,tekmelenerek zorla bindirildik.  4 kişi ters kelepçe ile göz altına alındı. Bir kişi biber gazı yüzünden bayıldı.  İyi polis rolü başladı.  Oysa şerefsizlik kanlarında var zaten “diğer arkadaşlarınız gitmek istiyorlar siz ne diyorsunuz” yalanlarını kullanıyorlar. “Gitmeyeceğiz. Yalan söylüyorsunuz pir sultan dönmedi ki biz dönelim!” sözü tokat gibi çarpınca suratına gitmek zorunda kaldı… 1 saat burada tuttular bizi. İçeride de işkence sürdü. Cevabımızı sloganlarımızla haykırdık. “Siz Amerikan uşağısınız, hizmet ettiğiniz ülke orası bu vatanın sahipleri bizleriz. Katilleri meclise sokan da sizlersiniz…” marşlar söyledik, sloganlar attık…” işkence yapmak şerefsizliktir!”

Basın açıklaması yaparak  gideceğimizi söyledik. “Düşünmem gerekli hiç beklemediğim bir durumla karşılaştım” diyordu uşakların temsilcisi. Kabul ettirdik. Açıklamamızı yaptık ve oradan ayrıldık…

Göz altına alınanlar:1. Mehmet Bıldırcın 2: Güray Çetinkaya 3: Bahri Erinç 4: Menekşe Tosun 5:Ayten Çakıcıoğlu 6:Cem Tokucu 7:Sinan Hüsyein  Yelaldı 8: Halime Keçeli  9: Sıla Yerden 10: Elif Gök  11 : Hasan Fersak 12: Gamze Teke 13:Mustafa Karakaş 14: Kurtuluş Yıldız.

Kategori: Haber · Etiketten:

Kommentare sind geschlossen.